Türkülerin gönüllü elçileri


  ONLAR TÜRKÜLERE YÜREK VERENLER, SES VERENLER... HER YÖREDEN GÖNÜLLÜ KATILIMCISIYLA RADYO EKİN'DE PROGRAM YAPIYOR VE TÜRKÜ DERYASINDA GENÇLERİ YÜZDÜRMEYİ AMAÇLIYORLAR
RADYO EKİN - 94.3

Radyo Ekin, türküleri harmanlayıp coşkusunu ekiyor gönüllere, bazen de nadasa bırakılan hüzünlere dokunuyor... Anadolu kültürünü ve örfünü türkülerle anlatıyor. Radyo Ekin ailesi, 34 programcısıyla Edirne'den Karsa tek yürek olup türkülerin çığlığı olmayı amaçlıyor. Sesini İstanbul'dan 94.3 frekansından www.radyoekin.net adresinden de Anadolu'ya ve tüm dünyaya duyuruyor. Türk Halk Müziği sanatçılarıyla yaptıkları sazlı sözlü programlarla dinleyenleri türkü ziyafetine davet ediyor. Radyo Ekin'in bağlamalar ve kilimlerle süslenmiş köy evini andıran stüdyolarına konuk olduk. Daha önce çalıştığı yabancı radyolarda bile türkü dinleten, Radyo Ekin'de de şiir programı hazırlayan radyonun sahibi Hüseyin Yıldırım'dan Radyo Ekin'in doğuş hikâyesini dinledik. Programcıların da katıldığı türkü tadında bir sohbet yaptık.

Radyo Ekin'i nasıl anlatırsınız?
Gönül verenlerle, Halk Müziği sanatçılarıyla programlar yapıyoruz. Etkinlikler düzenleyen derneklerin de programlarımıza katkısı oluyor. Sohbetler ediyoruz. Sağlık programlarımız var. Avukat konuklarımız oluyor. Halka türkülerle ne anlatabiliriz, ne bilgi veririz onun derdindeyiz.

Türkü radyoları da çoğalmakta onların arasında siz nasıl bir yer edindiniz?
Biz belirli bir kesime hitap etmiyoruz. Türküleri gençler dinlemez diye düşünürlerdi, ama biz aldığımız mesajlardan gençler de türkü dinliyor yorumunu yapabiliriz.

Sadece türkü dinleten bir radyo kurma fikri nasıl gelişti?
Bir zamanlar türkü radyosu yoktu. Birçok radyoda çalıştım, Yabancı bir radyoda da türkü çaldım ve "Böyle olmuyor" dedim. Türküleri ayırmadan türkü çalacak bir radyo olmayı amaçladık. Her türlü türkü var. Radyo Ekin'in kuruluş amacı, türkü seven insanları buluşturmak. Halka bir şeyler veriyorsak, türkü gibi saf bir şekilde vermeliyiz. Ege'den iç Anadolu'ya, Edirne'den Kars'a her yerden türkülerimizi dinletiriz.

Türkülerin farklı şekilde yorumlanmasını nasıl değerlerdiriyorsunuz?
Arabeskçilerin türkülerini dinletmiyoruz. Biz türkücünün türküsünü çalarız.

Sizce türkü üretiliyor mu?
Türküler üretiliyor, ama müzikleri çalıntı. Söz yazılıyor, ama başka bir türkünün müziği değiştiriliyor.Türkülerimiz anlam olarak arabeskleşti. Türküler bağlamayla çalınır. Artık bilgisayar destekli türküler çoğaldı. Biz gerçek türkülerle yola çıktık.

Türkülerye yola çıkmanın, türkü radyosu olmanın dezavantajı var mı?
Dinleniyoruz ama, türkü radyosu olduğumuz için reklam alamıyoruz. Türkü radyoların bir çoğunda bu sıkıntı var.

Türkü dostları, programlarını anlattı

Murat Akkaya 'Turnalar'da gençlerin anlaması için dinlettiğim türkülerin hikâyelerini anlatıyorum.
Özcan Topçu, 'Çoban Yıldızı'nda gökteki yıldızların anlamı vardır. Türkülerimizin anlamlarını anlatıyorum. Kerem Özdemir'le şiirler ve türkülerle sohbet ediyor dertleri sevinçleri paylaşıyorum. Nurettin Bay, 'Sıla Gecesi'nde kendi bestelediğim türküleri sazımla sjylüyorum. Amacım türkülerimizi sevdirmek.
Nihal Kartal, 'Duygular Seli' sanatçı konuklarımızla sohbetler ediyoruz. Hasan Altunbaş, Vadinin Sesi Kelkit'in İmparatoru'nda türküler sevdamız.
Bölgenin türkülerini dinletiyor kültürünü anlatıyorum. Ruşen Aydeniz, 'Türkü Türkü Türkiyem' Ülkemizin dörtbir yanını birleştirici anlamda program yapıyorum. Ercan Papur 'Ozanlar Dili'nde ozan oğlu olarak ozanları yaşatıyorum.

'Özümüzü türkülerle anlatıyoruz'

Musa Karakuş, 'Dost Kervanı' gurbetçilerin dertlerini paylaşıyorum, özümüzü kültürümüzü yansıtıyorum.
Medet Karahan, 'Türküler Sevdamız', kendimizi türkülerle ifade ediyoruz.
Yeşim Delikan, 'Duyguların sesi' halka sesimizi türkülerle duyuyoruz.
Yeliz'le Adalet Kılıcı, türküleri dinlemeyi ve söylemeyi çok seviyorum. Üstadlarla beraber bir aile gibiyiz.
Hakan'la Ekin Harmanı'nda türkülerin harmanını dinleyebilirsiniz.
Havva Nur 'Kömür Gözlüm' Türk Halk Müziği sanatçısıyım. Radyo Ekin evim gibi. Dilek'le 'Dilek Ağacı', mizah programı yapıyorum. Yavuz Turan, Anadolu türkülerine yer veriyorum, saz çalarak, istek programı yapıyorum.

'Her yöreden programcımız var'

Kadro nasıl toplandı?
34 programcımız var. Radyomuzda Malatyalısı, Tokatlısı, Sivaslısı, Türkiye'nin her yöresinden arkadaşlarımız var. Sanatçı arkadaşlarımız da var ve onlar gönüllü ve daha çok halkın içindeler. Türkü radyosu da böyle olmalı.
Gençliğe türküyü işlemeliyiz. Âşık Veysel diyor, 'Dost Dost Diye Nicesine Sarıldım. Benim Sadık Yarim Kara Topraktır' Bir kelimeye bin anlam katılmıştır. Çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. Sanatçılarımızla birlikte Anadolu'ya gidiyor, ücretsiz halk konserleri veriyoruz.
Radyo aracılğıyla, dernekler ve dinleyicilerin katkılarıyla konserlerin dışında zorda olan dinleyicilerimize yardımlar yapıyoruz.

En rüküş ünlü kim

İNGİLİZ şarkıcı Joss Stone, Amerikan In Touch Weekly dergisinin yaptığı ankette "En Rüküş Ünlü" seçildi. Ankete katılanlar, 60 bin kişinin buluştuğu, Prenses Diana'yı anma konseri için iki Prens ile buluşup samimi görüntüler veren Stone'un renkli ve iddialı kıyafetleriyle bir "moda suçlusu" olduğunu söyledi. Rüküşlükte Stone'u, Britney Spears ve Rod Stewart'ın kızı Kimberly Stewart izledi. Dördüncü sırada da ABD'de yayımlanan "American Idol"da birinci olan Kelly Clarkson yer aldı.

Mini etekli ve göğüs dekolteli bombacı

 Antalya’yı kana bulayacaktı

        Serhat ALAATTİNOĞLU DHA

      ANTALYA'ya yeni bir bombalama eylemi yapmaya giderken Esenler Otogarı’nda yakalanan kadın bombacı 27 yaşındaki Beyaz Yakut'un üzerinde 2 kilo 150 gram A- 4 patlayıcı bulundu. Yakalandığında dikkat çekmemek mini etek giyen ve göğüs dekolteli giysiyi tercih eden makyajlı Yakut, Bakırköy’de 17 kişinin yaralandığı bombayı yerleştiren kişi olarak kamera görüntülerinin incelenmesi sonucunda tespit edildi.
      Geçen 10 Haziran'da Bakırköy Ebuzziya Caddesi’nde bir taş saksının altına konulan bombanın patlaması sonucu 17 kişi yaralanmıştı. Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube ekiplerinin yaptığı çalışmalar sonucu Küçükçekmece’de bulunan bir eve yapılan operasyonda terör örgütü üyesi Serdar Ö. İle Mehmet Ali D. yakalanırken, MOBESE kameralarından tespit edilen kadın bombacı Beyaz Yakut da Esenler Otogar’ında Antalya'ya gitmek üzereyken ele geçirildi.
      Evde yapılan aramalarda 2 kilo 650 gram plastik patlayıcı madde, 17 elektrikli fünye, 1 boru tipi bomba dış kabı, patlayıcı madde yapımında kullanılan malzemeler 5 düzenekli cep telefonu, 1 sahte nüfus cüzdanı, ve bol miktarda örgütsel doküman elde edildi.
     
     GÖĞÜS DEKOLTELİ BOMBACI
      Beyaz Yakut’un örgüte 1999 yılında girdiği Mardin kırsalında birçok silahlı eyleme katıldıktan sonra Kandil Dağı’nda bombalama, sabotaj ve suikast eğitimi aldığı ve bir ay önce sansasyonel eylemler yapmak için Türkiye’ye giriş yaptığı anlaşıldı. Emniyette sorgusu tamamlanan 3 kişi adliyeye sevk edildi.Milliyet

Bu kadarınada pes doğrusu.

Tecavüz etti, fuhuş yaptırdı, kardeşini öldürdü

        Neşet KARADAĞ DHA

      ADANA'da tecavüz edip, para karşılığı erkeklere pazarladığı hemşerisi 39 yaşındaki A.Z.P.'nin kardeşi 25 yaşındaki Abdullah Boybay'ı tüfekle öldürdüğü iddia edilen inşaat bekçisi 61 yaşındaki Mehmet Kılınç hakkında, fuhuş ve tehdit suçundan 13 yıl, cinayetten de ömür boyu hapis cezası istemiyle dava açıldı.
      Hurdacılık yapan 42 yaşındaki Ömer P., eşi A.Z.P. ve yaşları 2- 13 arasında değişen 4 çocuğuyla birlikte 5 ay önce Adıyaman'dan Adana'ya geldi. Kalacak yerleri olmayan aile, bir şirkette inşaat bekçiliği yapan akrabaları Mehmet Kılınç'ın Yeşiloba Mahallesi'ndeki evine yerleşti. İddiaya göre, Kılınç, Ömer P.'nin hurda toplamaya gitmesinden yararlanarak A.Z.P.'ye tecavüz etti, bir süre sonra da para karşılığında erkeklere pazarlayıp, ona fuhuş yaptırmaya başladı. 30 Mayıs gecesi odanın kapısını çalıp, A.Z.P.'yi “Yatağıma gel. Seni istiyorum'' diye çağıran Kılınç, konuşmaları duyup uyanan A.Z.P.'nin misafirliğe gelen kardeşi Abdullah Boybay ile tartıştı. Kılınç, çıkan kavgada Boybay'ı tüfekle ateş ederek öldürdü.
      Tutuklanan Kılınç hakkında, Adana 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde ‘Adam öldürmek’ suçundan ömür boyu hapis, ‘fuhuş yaptırmak’ suçundan 8 yıl, ‘tehdit’ suçundan ise 5 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı. Önümüzdeki günlerde yargılanacak olan Kılınç, poliste ve nöbetçi mahkemedeki suçlamaları kabul etmeyerek, “İnşaat sahibi A.Z.P.'nin ailesini evden çıkartmak istedi. Kendilerini uyardım. Üzerime saldırdılar. Kazayla tüfek ateş aldı'' diyerek kendini savundu.
      Öldürülen Boybay'ın ablası A.Z.P. ise poliste verdiği ifadesinde, Kılınç'ın tüfekle kendisini tehdit ettiğini, tecavüz edip daha sonra da başka erkeklere pazarladığını iddia ederek, “Olay günü gece yarısı kapıyı çaldı. Elinde tüfekle, ‘Yatağıma gel’ dedi. Gelmeyeceğimi söyledim. Bu sırada kardeşim ile eşim uyandı. Tüfekle kardeşime 2 el ateş edip kaçtı. Peşinden koşup yakaladık'' dedi.

Barış yaşıyor, ama durumu ağır...


        Bodrum'da geçirdiği trafik kazasının ardından komaya giren Barış Akarsu'nun yaşamını yitirdiği yolunda gelen haber büyük üzüntüye neden olurken, Barış'ın yaşam mücadelesini sürdürdüğü öğrenildi. Barış'ın son durumuyla ilgili olarak açıklama yapan doktorları, durumunun oldukça ağır olduğunu ancak yaşamını sürdürdüğünü açıkladı. Doktoru tedaviye cevap vermeyen Barış'ın organlarının işlevlerini yavaş yavaş yitirdiğini açıkladı.
      Barış'ın öldüğü yolundaki haberin yayılması sanatçının sevenlerinin bir anda hastane önünde toplanmasına neden oldu. Doktorların "yaşıyor" açıklaması umutları tazelerken, yeniden "mucize" bekleyişe sevk etti.

YANLIŞ HABER ÜZDÜ

      Bodrum Hastanesi'nde yaşam mücadelesi veren Barış Akarsu'nun öldüğü yolundaki haber yankılandı. Hastaneden kaynaklandığı sanılan yanlış haber bir anda haber merkezlerine ve internet sitelerine ulaştı. Haber sitelerinin tümü olayı flaş olarak duyurdu. Ancak sevindirici haber çok kısa sürede geldi. Barış, sevenlerinin duaları eşliğinde sürdürdüğü yaşam mücadelesinde umutları sürdürecek şekilde ölüme direniyor. Son haberin ulaşmasından sonra üzülerek atılan başlıklar yerini bu kez sevinerek atılan "Yaşam mücadelesini sürdürüyor"a döndü. Barış, dualarımız seninle...
     
     DOKTORLARI UMUTSUZ KONUŞMUŞTU

      Doktorlarının bugün umutsuz konuşması, Barış'ın sevenlerini büyük üzüntüye boğmuştu.
      Bodrum'da cuma gecesi doğum gününü kutlamaya giderken geçirdiği kazada ağır yaralanan genç sanatçı Barış Akarsu (28) solunum cihazına bağlı olarak yaşam mücadelesini sürdürüyor. Bugün bir basın toplantısı düzenleyen hastanenin başhekimi Opt. Dr. Abdullah Servet, sanatçı için yapılabilecek her şeyi yaptıklarını söylemişti. Servet, şunları söyledi:
      "Yapılacak başka bir tedavi yöntemi yok. Yapılan tedavi ve desteklere rağmen kurtarma umudumuz azaldı. Bazı organlarda yetmezlik olunca biz hastayı tıbbi tedavi ile destekledik. Ama bugün bu fonksiyonlarda yetmezlik belirtisi azaldı. Bu nedenle hastayı kurtarma umudumuz azaldı."
    

Güneş enerjisiyle yemek pişirme şenliği

Hacettepe Üniversitesi öğrencileri, tasarımını ve yapımını üstlendikleri ocaklarda, güneş enerjisi ile yemek pişirdiler. Piknikler için özel tasarlanan ocaklar, orman yangınlarını da önemli ölçüde azaltacak.

Hacettepe Güneş Evi ve Bahçesi’nde başlayan şenlikte konuşan Fizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Temiz Tüketim Enerjisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Demir İnal, sistemle asıl hitap etmeyi amaçladıkları kitlenin kırsal kesimdeki insanlar olduğunu söyledi. Özellikle tarlalarda çalı çırpı toplanıp ateş yakılarak yemek pişirildiğini anlatan İnal, “Çalı toplama işi genellikle çocuk ve kadınlara veriliyor. Oysa güneş enerjisi kullanıldığında buna vakit harcanmayacak. Böylece kadınlar ve çocuklar bu zamanları eğitimleri için harcayabilecekler. Bu anlamda güneş enerjisi sistemi UNESCO’nun ilkelerine de uyuyor” diye konuştu. Güneş enerjisiyle dumandan zehirlenmelerin de önleneceğini belirten İnal, ayrıca sistem sayesinde yakıt masrafından da kurtulabilineceğini kaydetti.

ATEŞ OLMADIĞI İÇİN YANGIN DA ÇIKMAYACAK
Sistemde “Kutulu” (fırın), “Katlanır Plakalı” ve “Parabolik” olmak üzere 3 tür ocağın bulunduğunu ifade eden İnal, bunların pikniklerde de kullanılabileceğini söyledi. Özellikle yazın orman yangınlarının sıkça yaşandığını hatırlatan İnal, “Piknik için özel tasarlanmış ocaklarda yemek pişirilebilir. Böylece ateş olmadığı için yangın çıkaracak herhangi bir şey de olmaz” dedi.
Şenlik, 22 Haziran Cuma gününe kadar devam edecek.

Eşlerin birbirini dinleme becerisi aralarındaki sevgiyi güçlendirir

Sosyal bir varlık olan insan, yaşantısını başka insanlarla paylaşma ihtiyacı duyar. Bu ihtiyaç, evlilik ve aile kurumunu doğurmuştur. Lakin modern kültürle gelen iş yoğunluğu, vakitsizlik, aşırı yorgunluk, TV, internet, chat ve çeşitli meşguliyetler dikkatli olunmadığı zaman evlilikleri tehdit edebiliyor.


Eşlerin birbirlerine kendilerini rahatça ifade edebilmesi ve birbirlerini dinleme becerisi, evliliğin kalitesini ve evlilik doyumunu etkiler.

Evli kadınların en çok şikâyet ettiği durum, erkeklerin onları dinlemediği ve anlamadığı konusudur. Erkekler minicik bir çabayla bunun önüne geçebilir. Ancak anlamak ve anlaşmak için dinlemek öncelikli şarttır. Erkeklerin, hanımları yargılamadan, bilgiçlik taslamadan, samimi ve içten dinlemeleri çok önemlidir. Tarafların birbirlerine zaman ayırarak dinlemeleri; aralarındaki sevgi bağını güçlendirir; kızmışsa, öfkelenmişse bunu ifade etmelerini sağlar. Konuşarak rahatlar ve anlaşılmış olmanın huzurunu, güvenini yaşar.


Eşlerin karşılıklı olarak birbirini anlamak için çaba göstermesi gerekir. Konuşurken birinin cümlesi bitmeden diğerinin konuşmaya başlayarak hemen çözüm önerileri getirmeye çalışması, muhatabın nezaketini istismar etmek demektir. Başkalarının nezaketini istismar edenler, dinlemekten çok konuşmaya yeltenenlerdir. Bu durumda kişi iletişim kuramaz. Onun yaptığı sadece karşıdakine iletmektir. Beyan gerektiği şekilde dinlenmezse kelimelerden geçen duygular akıp gider ve kişi bunun farkına varamayabilir. İlişkilerinizde yeter ki dinlemeye hazır olun. Birçok problemin kendiliğinden çözüldüğüne şahit olacaksınız.

Kadın ve erkek, farklı donanımlarla yaratılmıştır. Sözgelimi kadınlar şefkatin ve sevginin sembolü iken erkekler gücü ve otoriteyi temsil eder. İnsanın doğasında var olan psikolojik farklılıkları anlamak, tarafların beklentilerine cevap bulabildiği ve kendini ifade edebildiği kaliteli bir ilişki zemini oluşturur. İlişkilerde kadınların önceliği anlaşılmak ve kendini ifade edebilmektir. Bu konuda sorunlar yaşayan hanımlar ilk etapta kendini gözyaşlarıyla ifade eder. Sorun devam ederse psikiyatrik rahatsızlıklarla istem dışı olarak bedeni konuşmaya başlar.


İnsanın her anı bir olmayabilir. Sevinç, hüzün, gözyaşı, öfke, evlilik sürecinde farklı zaman aralıklarında yaşanabilir. Önemli olan, mutlulukların paylaşımı ve yaşanması kadar eşlerin birbirlerinin öfke ve kızgınlıklarına da tahammül edebilmeleridir. Tarafların sabır kapasiteleri ve öfke anında sakinleştirici bir rol oynamaları evliliğin seyrine etki eder. Ancak bu durum, yaşanan sorunların çözüme kavuşturulmadan üstünün kapanması olarak algılanmamalıdır. Sabır ve tahammül, o anki yaşanan kriz durumunu daha da içinden çıkılmaz bir hale getirmemek ve tarafların çözüm aramak için rahat, sakin ve aklıselim düşünebileceği bir vakte ulaştırmak adına geçici bir çözümdür.

Romen hacker, NASA'nın bilgisayarlarını bozmaktan yargılanıyor

Amerikalı yetkililerin tesbiti ve Romen yetkililere bildirmesi üzerine harekete geçen Arad Eminiyet yetkilileri Victor Faur'u gözaltına aldı. Romanya'da yargılanacak olan Victor Faur, suçlu bulunduğu taktirde 12 yıl hapis istemiyle yargılanacak. İnternete 'SirVic' kod ismiyle dolaşan Victor Faur çıkarıldığı mahkemece tutksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Romen hacker için 8 Temmuz'a kadar yurtdışı çıkış yasağı getirildi.

Romen hacker grubu, mahkemeye çıkması halinde NASA bilgisayar sistemlerine girmesinin yanı sıra 2 yıldır hükümetin gizli bilgisayar sistemlerine girme teşebbüsü ile birlikte 10 suçtan yargılanabilir.

Romen hacker grubunun dünyada en tehlikeli hacker gruplarından biri olduğu belirtildi.

Alman bakanın intihar görüntüsü yayınlandı



Dört yıl önce paraşütle atlayışı sırasında 4100 metreden yere çakılarak can veren eski Almanya Ekonomi Bakanı Jürgen Möllemann'ın (57) korkunç düşüşünü gösteren video ortaya çıktı.

Alman Bild gazetesinin internet sitesinde yer alan videodaki görüntüler, Möllemann'ın yedek paraşütü devre dışı bırakarak intihar ettiği yönündeki iddiayı kuvvetlendiriyor.

Hür Demokrat Parti'nin eski lideri olan Möllemann, 5 Haziran 2003'te meydana gelen olaydan önce siyasi bağışlarla ilgili bir skandala karışmış ve 33 yıldır üyesi bulunduğu partiden ayrılmak zorunda kalmıştı. Möllemann'ın atlayışını yaptığı gün Federal Alman Meclisi, hakkında soruşturma açılabilmesi için Möllemann'ın dokunulmazlığını kaldırmıştı. Bu olaylar, Möllemann'ın paraşütünü bilerek açmadığı söylentilerine yol açmış, ancak savcılık dosyayı kapatmıştı. Şimdi ise Bild, soruşturma dosyası kapsamında yer alan videoyu ele geçirip yayınladı. Bild'in haberine göre Dave L.'nin kameraya aldığı 15 dakika 41 saniyelik atlayış görüntüleri, Möllemann'ın kendi yaşamına son verdiğini gösteriyor. Kollarını iki yana açarak yere çakılan Möllemann'ın düşüşü üzerine, "Böyle yapacağını biliyordum" diyen bir kadın sesi duyuluyor. Bir erkek sesi "Neden, neden, neden... Kahretsin. Neden yaptı bunu? Kendini yere çaktı" diye bağırıyor. Möllemann'ın yanına giden bir başkası, acil durumda devreye giren yedek paraşüte bakıp, "Devre dışı bırakmış" diye sesleniyor.


video görüntüleri

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=558114

Elazığ'da gövde gösterisi yaptı

Köşk seçimi ve başarısız ittifak girişiminin ardından sıkıntılı günler geçiren Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Mehmet Ağar, memleketi Elazığ'da moral buldu.



DP lideri, seçim kampanyası için çıkarma yaptığı baba ocağında büyük ilgi gördü. Eşi Emel Ağar'la birlikte Elazığ Havaalanı'na inen Ağar'ı, binlerce araçlık bir konvoy karşıladı. Ağar ve beraberindekiler, izdihamdan dolayı şehir merkezine 5 buçuk saatte girebildi. Parti binasından halka sesleneceği duyurulan Ağar, kalabalık nedeniyle parti binasına giremeyince İstasyon Caddesi'nde seçim otobüsünden halka seslendi. Ağar, geçtiğimiz pazar günü aynı meydanda kendisi için, "Erkeklik, yiğitlik, korkmadan Meclis'e gelip oturmaktaydı. Sağcı geçinen, demokrat geçinen partilerin kimlerin peşine düştüğünü gördünüz. Yiğitliğin gösterileceği yerler vardır, erkekliğin ispatlanacağı dönemler vardır. Ne yazık ki bunlar yapılamamıştır." sözlerini sarf eden Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e cevap verdi.


12 yıldır siyaset yaptığını kaydeden DP lideri, bir Elazığlı hakkında "Gül'den ağır bir laf'' söylemediğini ifade etti. Ağar, şöyle devam etti: "Hadi Tayyip Erdoğan anlamaz, Abdullah Gül de anlamaz, Necati Çetinkaya da anlamaz. Peki platformda duran öbür hemşehrilerim bu laflardan, bu sözlerden rahatsız olmadılar mı? Hepsiyle seçimlerde yarıştık, bir güne bir gün bir laf mı söyledim? Bir kelime mi söyledim? İnsanın neresinde bir noksanı varsa, eksiği varsa onu arar bulur. Çok ararsan bulursun, ben buradayım. Cevabı burada Ağar verecekti; ama 5,5 saatte bu meydana zor geldik. Cevabı Elazığ sonuna kadar verdi.''



Siyasette kendisini köşeye sıkıştırıp atmak istedikleri zaman Elazığ'a sığındığını ve hemşehrilerinin kendisini sahipsiz bırakmadığını ifade eden Ağar, şöyle konuştu: "Bunlar geldiler İstasyon Meydanı'na, zannettiler ki Elazığ bizi öksüz bırakır, yetim bırakır zannettiler. Bu seçimin başka bir anlamı var. Söyletilmek istenen Elazığ sözünden dönecek mi, dönmeyecek mi? Bunların istedikleri Elazığ sözünü geri alsın, Elazığ sözünden vazgeçsin istiyorlar."